Tanıklık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tanıklık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Mayıs 2016 Pazartesi

Trans bir erkeğin anneye feryadı!


Merhaba anne, o kadar yordunuz ki beni artık ne yapmam gerektiğini bilmiyorum..Seni elbetteki anlıyorum ama sende beni anla, bu bedende yaşamaya gücüm yok, babam beni inançsızlıkla suçluyordu ya Allaha inancım olduğu için halen yaşıyorum..Hayır anne senin dışında hiç bir aile bireyi ile görüşmek istemiyorum.Sen orada yataktan çıkmayınca ben burada iyiyim mi sanıyorsun?Derslerime kafamı verdiğimi mi düşünüyorsun?
Hayatımı cidden yaşadığımı mı düşünüyorsun?Göğüslerim yüzünden dışarı bile çıkmıyorum..Bunları kesip atmayı ne kadar çok istediğimi bilemezsin..
Herkes bana maneviyat dersi verirken neden biraz da dönüp kendine bakmıyor?Ben babamın yada senin yaptığın her hangi bir şeye karşı gelebildim mi anne?
Anne ne olursa olsun seni sevmedim mi ben?
Babam beni bir çok şeyle suçlarken yine de babam demedim mi?
Siz bir kişiyi özlerken ben on kişinin hasretini taşımadım mı bu gelişmemiş omuzlarımda..?
Anne, Kuranı Kerimde çift cinsiyetten bahsederken, bunun bir tek organa bağlı olduğu yazmıyor..Beyin de bir organ ve bilimsel olarak açıklanan bir gerçek var ki bu yola baş koyan çoğu kişinin beyni erkek beyni ile aynı.Organ deyince neden bir tek cinsel organ geliyor anne aklına?
Daha çocukken bile hissediyordum bu farklılığı, yıllarca fotoğraf çekinmeyi sevmedim.Sanki fotoğraflar ve aynalar yüzüme yüzüme vuruyordu içimi acıtan bedenimi..
Duaların gücüne o kadar inandım ki bir mucize istedim Allahtan..Hatırlamaz mısın anne? Babam ilkokul üçe giderken Aybüke Ablaya yazdığım aşk mektubu bulmuştu, anne sana laik bi evlat olmak için çok çabaladım, içimdeki erkeği gizlemek için o kadar çok uğraştım ki, çünkü biliyordum sizi kaybedeceğimi, bana destek olmak yerine köstek olacağınızı ve hasret denen acının boğazımı düğüm düğüm edeceğini en başından beri biliyordum.Yaşadığım toplumun baskısından korktum ilk zamanlar, Bülent Ersoyu gizli gizli araştırırken yakalanmaktan korktum.Sizin hep suçladığınız Esin var ya, ondan önce nicelerini sevdim örneğin Züleyha..
Ama Esin'e ne olmak istediğimi ne hissettiğimi diyebildim.Ve yine istemediğiniz o Esin var ya; bana dedi ki, ben seninle böyle yaşarım her hangi bir ameliyat olmak zorunda değilsin..
Bu uğurda onu da kaybettim ama nasıl size açıldığımda sırtınızı döndü iseniz, Esin de bunun bir delilik olduğunu düşünüp sırt çevirdi bana.
Yorganıma sarılıp ne kadar çok ağladığımı bilmiyorsun..
Size bunu nasıl söylemem gerektiğini kaç gece düşündüğümü bilmiyorsun..
Kaç erkekle bu duyguyu, hisleri içimdeki erkeği öldürmeye çalıştığımı bilmiyorsun.
Yaşım ilerledikçe, ruhum yaşlandı anne, bu beden de yaşlandım, şu çıkan sakallarım var ya şükretmem için bir sebep işte, ettiğim duaların kabulü, hiç tanımadığım biri bana "oğlum" diyor ya senin bana öyle seslenmeni o kadar çok isterdim ki..Olmadı anne, ne yaparsam yapayım siz "sığ" düşünceniz den çıkamadınız.
Ben lise de saçma sapan sebeplerden dışlanırken, erkek gibiyim diye laf atılırken yanımda siz yoktunuz, Esin beni terk edip gittiğinde siz yanımda yoktunuz, Esin o yüzüğü takıp evlenmeye karar verdiğinde siz yanımda yoktunuz, bu bedenden kurtulmak istediğimde siz yanımda yoktunuz..Neden kambur gibi durduğumu hiç düşünmedin demi anne?
Göğüslerimi saklamak için neler yapmam gerektiğini öğreniyordum, ama yaşım ilerledikçe kambur durmanın da bir faydası olmadığını gördüm.Ve sarmaya başladım, sen göğüsünü koli bandı ile hiç sardın mı anne?
Öyle saatlerce kaldın mı?Sarılmayı delice isterken, biri sırtına dokunur da anlar diye sarılmaktan kaçtın mı sevdiklerine?Ben bu yoldan dönsem Esin beni sildiğinde dönerdim anne, bu hayatta canımı en çok yakan tek canlı oydu çünkü.
Ama benim derdim sevilmek yada sevmek değildi ki, bu bedendi, o herkesin çok çok önemsediği cinsel organımdı, sizin gururla taşıdığınız göğüsleriniz benim göğüs kafesime ağırlık yapan lanet bir organdı.Hiç intihar etmedim mi sanıyorsun anne?Sizi hiç düşünmedim mi sanıyorsun?Hani ismimi değiştirdim ya, yeni kimliğimi almaya giderken nasıl zoruma gitti biliyor musun?Pembe bir kimliğe sakallı bir resmim yapışırken insanların anlamsız bakışları ve bir kağıt verir gibi kimlik veremeleri elime..Yanımda hiç kimlik taşımama sebebimin ne olduğunu hiç mi düşünmedin anne..Bankaya gidip kart çıkarırken, yada okula gidip sistem de ismimi değiştirirken bu sahne kimlik mi deyip nüfusu aradıklarında ne kadar kötü hissettim bunu hissedebilir misin anne?Çünkü kimliğinin rengi ile görünüşün uymuyorsa, insan olmanında bir önemi pek olmuyor anne..
İşte bir tek o zaman istedim biliyor musun?İşte bir tek o zaman ailem yanımda olsa böyle olmazdı, babam bu adamı buracıkta rencide ederdi, o benim oğlum şuan bi aşamada derdi beni savunurdu diye hayaller kurdum.Gerçek olma ihtimali varken, hayal olarak bıraktınız anne..
Tokata her geldiğimde nasıl kasıldığı mı hissediyor musun?Bi yere gittiğimiz de babamın o benim kızım lafının boğazıma düğümlenen hıçkırıklarını hiç sol yanında hissettin mi anne?
Anne hani anneler anlardı herşeyi, hani hissederdi yavrusunun acısını en derinden?
Mezuniyet günü herkes ailesi ile gülüp eğlenirken, ben kimsesiz gibi oturduğumda nerdeydiniz anne?
Başka insanlar oğlum diye "ege" diye kabul etmişken her halimle sevmişken beni, siz neden sevemediniz?
Ben çok çabaladım belki görmek istemediniz ama bu bedene alışmak için elimden gelen herşeyi yaptım..
Ama yoruldum anne, artık teyzelerimin laflarından babamın her telefonda kızım demesinden elif demesinden yoruldum, halamın diğerlerinin maneviyat derslerinden yoruldum..
Artık ben sizi istemiyorum, yeni bir hayat kuruyorum kendime.Benim mutsuzluğuma sebep olan insanları istemiyorum hayatımda..
Bir avuç sakalım varken, bana elif diyen bir aileyi ben istemiyorum.Önce bir çok şeyi bahane edip, sonra bahaneleri de aştığım da sözünde durmayan bir aile istemiyorum.
Beni sahipsiz, kimsesiz bırakan bir aile olamaz.
Artık inanmıyorum sizin sevginize de size de..
Neden ismini değiştirdin demişti babam, net bir şey diyememiştim..
Sınavlarıma girerken, hocalar elif göksu burda mı dediklerinde, sınıftaki insanların bakışı yüzünden değiştirdim, çünkü bu ülke de var olmak için insanların belirledikleri kalıba uymak zorundayız!Sen mavi kimliğinde pembe olmamalısın, bir kadınsan kadın gibi giyinmelisin.Ahh ne yanlış yetiştiriliyoruz, erkek olmak için de illa penisimiz olması şart demi?
İşte bu lanet olası algılarınız yüzünden kaç kişi intihar etti biliyor musun?
Sen evladın için ne yaptın anne?
20 binin olduğu halde vermemeyi seçtin..Sürünsün bu psikolojik baskıyı yaşasın istedin, resmi bir evrak istendiğinde aşağılansın dalga geçilsin istedin, insanlar ona ibne desin top desin istedin..O parayı kendisi kazansın kazanırken de sürünsün istedin..Namussuzluk yolu ile o parayı kazansaydım da orospu mu olurdum anne? O zaman da beni neyle suçlardınız?Ya intiharın eşiğine geldiğim o geceler, jileti bileğime kaç defa dayadığım dan haberin var mı?Bir halat alıp, nasıl kendimi assam da ailem benden kurtulsa diye düşündüğüm de bunu hissettin mi anne?Ya da bu binadan kendimi bırakmayı aklımdan geçirdiğimde nerdeydiniz?Bunların hepsine ne engel oldu bi fikrin var mı?O inanmadığınız inancım engel oldu, çünkü ben böyle olmayı kabul ettim çünkü kendimi de sizi de suçlamayı bıraktım bunun Allahtan olduğunu kabullendim anne..Ve bu yüzden bir tercih yaptım, bir hayat çizdim kendime mutlu olabildiğim ama ne yazık ki siz yanımda olmadınız anne.
İsmim değiştiği için Mehmet Amca nın yolladığı burs yatmadı, adamı aradım durumu izah ettim..
O para bana yatmadı anne, ve babam bana dedi ki 250 tl ye haysiyetimi sattın!
Hayır ben hakkım olanı istedim Murat abimin bursu yatarken benim ki yatmadı çünkü, ben sadece hakkım olana el uzattım.Oysa babam evladını korumak yerine benden utanmayı seçti, o adamı arayıp ta benim çocuğum cinsiyet değiştirme aşamasında ismi değişti bilgim var diyemedi anne..
Ben bunları yutmak zorunda mıyım peki?Beni ne olursa olsun sevmediğinizi yüzüme yüzüme vururken ben neden halen sizinle konuşmak isteyeyim, psikolojimin alt üst olduğunu bile bile neden bana elif diyen insanlara cevap vereyim?
Sevdiğim içindi, sizi çok sevdiğim içindi..Ama artık yapmayacağım, hatta yine gideceğim buralardan ama bu sefer geri dönmeyeceğim size.
Çünkü yeterince canımı acıttınız, yeterince kanattınız beni sözlerinizle.
Özür dilerim, belki benimle ilgili bir çok hayalin vardı özür dilerim doğmadan önce cinsiyeti önemli değil yeter ki sağlıklı olsun dediğiniz lafı unutup illa kız olarak hayatıma devam etmemi istediğiniz için ve bunu başaramadığım için.Üzgünüm anne sizi kırdığım günler için, sizi sevmediğimi söylediğim zamanlar için..
Artık beni ne ile suçlarsanız suçlayın, dinsizlik deyin, sapıklık deyin, sapkınlık deyin, ruh hastası şizofren deyin..
Arkamdan ne diyorsanız deyin, ama ben "ege" olarak yeni bir yerde yeni hayat kuracağım, yeni bir bedenle içimde küçücük bir umutla az da olsa kalan mutlulukla bir hayat kuracağım beni koşulsuz seven insanlar bulamam belki, hayatımı paylaşacak bir insan bulamam belki, ama beni ben olduğum için kabul eden insanlar bulurum..
Kendine çok iyi bak annem, yatağa yatmak yerine kalk ve kardeşim için çabala onu bir kalıba sokma, onu anla, dinle, şu yaşıma kadar bana gösteremediğiniz o meşhur sevginizi kardeşime benim için gösterin, elifini göm toprağa eren için yaşa..Egeyi yok saymakta sizin seçiminiz ya, tekrar tanışma ihtimalimizi yok sayarak Eren için yaşa..Tek bir oğlun için..
Benden bu kadar anne, ne babam ne dayım ne teyzelerim ne de diğerleri..
Beni bu kadar inciten kıran bir sülaleyi taşıyacak gücüm kalmadı, zor değildi bir benim çocuğum filmini izlemek, zor değildi tanımadığınız o insanları tanımak, ön yargılarınızı yıkmak! Bunlar Allaha inanmıyordur onlar zaten dinsizler demek yerine, ben babam için onca hocaya gittim ya, sizin de evladınız için o aileler ile görüşmek zor değildi..
Elalemle uğraşırken, bir de siz vurdunuz sırtımdan, ne çok istedim ameliyatlarımı olurken elimi tutmanı ben burdayım demeni, olmadı anne olmayınca olmuyormuş demek ki..Ne çok istedim akrabalarımızın karşısına geçip o benim oğlum, ben yanındayım size ihtiyacımız yok demeni.Ama anladım anne, nasipten öteye yer yok..
Bir tek Allah bilir kimin nereye gideceğini, ahirette nasıl bir şeyle yüz yüze geleceğimizi..Ve kimin nasıl yanacağını, ben bu dünyada yeterince acı çektim, dilerim ki siz bu dünyada da diğer dünyada da acı çekmezsiniz.Babam içinde kalan o umudu ile yaşamaya devam etsin, ama lütfen size bunu yansıtmasın çünkü kendi ile beraber herkesi umutlandırarak nasıl bir hayal kırıklığı yaşattığının farkında değil, babam benim için örnek alınacak bir insandı anne, ama artık sadece bir "baba" gözümde, işine gelince tehdit eden işine gelince yalanlarına dini alet eden ve çoğu zaman yardım yapar gibi gözüken Allah için yaşıyorum deyip bir ton günah işleyen, ve üstüne evladının hayatını bombok eden bir baba o..Eskiden babamı çok seviyordum ya, yaşım ilerledikçe herkesin her yüzünü gördüm..Sana kızmadım, başka bir adama olan saf sevgin için sana kızmadım, seni kınadım ve nişanlı birini sevmeye devam ettim anne..Hayat bana seni anlama fırsatı verdi, işte o zaman seni daha fazla sevdim..
Ve ölene kadar da seni çok seveceğim..Yanlış anlama anne, elbette ki babamı da seviyorum, ama o artık her zaman dürüst olup sığınacağım bir liman değil bana, hayat bizim yollarımızı ayırdı.Ayşenura o kadar laf ettiniz, gazinolarda çalışıyor dediniz, benim yerime koymaya çabaladınız, kendi evladınıza sırt dönüp onu sırtlamaya çalıştınız..Çünkü ben namussuzluk yaparken, o yapmadı demi?Ben haysiyetini iki paralık ettim ama o etmedi demi anne?Kendini parayla vermek olabilir normal bir şeydi, ama evladının bedenini değiştirmesi olmaması gereken bir şeydi demi anne?Bence artık itiraf edin kendinize, hepiniz ama hepiniz ahiretten çok bu dünyayı düşünüyorsunuz, çünkü insanlara bizim oğlumuz var diyecek cesaretiniz yoktu anne..Bu kadar maneviyattan bahsederken, bir ton günah içerisinde hayat yaşıyorsunuz, kendi bile günah işleyen biri benim günahıma ne karışsın?Evladın yanacak tamam, peki sen nasıl bir annesin anne?Harama para vermem diyerek evladını o ateşte yalnız bırakmadın mı?Demek ki senin evladınla cehenneme bile gitmeye gücün yokmuş anne..Demek ki siz dünyalık sevmişsiniz beni ahiretlik değilmiş..Canınız sağ olsun ben artık kötü tek bir şey duymak istemiyorum, ben bu güne kadar nasıl dışlandığımı içime kapandığımı, insanlardan nasıl çekindiğimi neler yaşadığımı biliyorum.Halen kalabalık yerlere gidemeyip, arkadaşlarımı arayıp derse beraber gidelim diyorum..Çünkü insanların o bakışları bile yaşamdan soğumam için geçerli bi sebep.Herkesin gidecek bir yeri bir yolu vardır..Ben de sizsiz bir yol seçtim kendime, anladım ki herkes iyi hoş, bir tek benmişim kötü olan, sebebi de memelerimi istememem vajinamdan hoşnut olmamam, gömlek giyip kravat takmammış..Kulağa ne komik geliyor demi, neyse şimdi herkes mutlu olsun, umarım kimse verdiği kararlardan dolayı pişman olmaz..
İnsan ne ile yaşar anne?Anne kokusuyla mı?Sofraya iki tabak çıkarıp tek başına kahvaltı yaptın mı sen hiç?Düşünsene anne sen 44 yılını devirmişsin halen kendini yalnız hissediyorsun..Bi düşünsene anne hayatının en güzel yaşlarını acılarla geçiren bir insanım..Değer miydi anne, umarım değer..

"İçimdeki kayanın ağırlığını tartıyorum..
Bana söylediklerinin ve söyleyeceklerinin ağırlığını taşıyabilir miyim?
Boğazımı düğüm düğüm yapan bu kelimeleri anlayabilir misin?
Size yaşattıklarımı yada sizin bana yaşattıklarınızı düşünüyorum..
Hangisi daha ağırdı?
Ruhumun yaşlandığını hissedebiliyorum, mutsuz gözlerle baktığım bu dünya da mutluluğa değer birşey arıyorum..
İçimdeki kelebeklerin kaç gün ömrü kaldı anne?
Seni dünya gözü ile görmeye yeter mi?
İçimdeki kayayı attıktan sonra, kalacak olan hiç boşluğunu düşünüyorum..
Yaşıyorken öldü saymak veya öldüğü halde içinde yaşatmak, hangisi daha zordu anne?
Ben ikisini de başarmadım mı?
İçimde öldürdüklerimle yaşamayı öğrenmedim mi anne?
Sen beni varken öldü saymadın mı annem?
Nefes alan bir cesetten ne farkım var ki..
Gözlerimin içindeki acıyı göremeyecek kadar körler,
bu insanlar hep mi nankör olur?
Hasret sancısı hiç mi çekmemişler annem?
Keşke biraz daha cesaretli olsam..
Babamı aradığımda onu dinlemek yerine, bağırmalarını susturabilsem..
Keşke anne, ben seni sen olduğun için sevdim ya;
sende beni ben olduğum için seve bilsen.
İçimdeki kelebeklerin kaç gün ömrü kaldı anne?
Daha fazla yaşarlar mı?
İnsan ne ile yaşar anne, anne kokusuyla mı?"

İnsan ne ile yaşar anne?Dualarla mı, umutlarla mı, sevdikleriyle mi..
Tek servetim sizdiniz, siz de gerçek yüzünüzü ortaya döktünüz..
Şimdi kime kızayım, nereye koyayım öfkemi, kırgınlığımı..
İnsan ne ile yaşar anne?
Anne kokusuyla mı?


Senin için hiç doğmayacak oğlun..