25 Aralık 2015 Cuma

TOPLUMSAL CİNSİYET ARAŞTIRMALARI


  Sosyoloji öğrencileri özellikle 4.sınıfa gelmiş sosyoloji öğrencileri olarak en büyük eksiklerimizden birisi LGBT bireylerle ilgili konuşmamamız hatta onları yok saymamızdı bana göre.  Derslerde isimleri anılmıyordu fakat bu bizim onları görmezden gelmemize sebep olamazdı. İyi birer sosyolog olmak istiyorsak toplumda görülmeyen-istenmeyen bireyleri konuşmak bizim görevimizdi. Farkındalığın sağlanması için bu sene aldığımız ‘toplumsal cinsiyet araştırmaları’ dersi büyük bir fırsattı. Doç. Dr. Türkan ERDOĞAN hocamıza ‘Benim Çocuğum’ belgeselinden bahsettiğim zaman sınıfta izlenmesini seve seve kabul etti ve sonraki hafta da Dr. Nilgül YALÇINOĞLU’ nu sınıfta misafir edip deneyimleri, acıları ve başardıklarını dinledik.

  Toplantılarda da yaptığımız gibi önce tanımlar ile başladı ders sonrasında ise Dr. Nilgül YALÇINOĞLU bize çocuğunun durumundan ve trans birey olmanın yanında biseksüel olmasının da ne gibi zorlukları beraberinde getirdiğini anlattı. Değiştirdikleri psikologlardan ve onların bilgisiz oluşundan bahsetti. Fakat burada şöyle bir durum var en az onlar kadar sosyologlar da bilgisiz. Çünkü okullarda bu alanda dersler anlatılmıyor, öğrenme için teşvik yapılmıyor. Bireyin ilgisi varsa ya da kendisi LGBT ise araştırıyor öğreniyor. Oysa ki nasıl toplum, aile, kentleşme, metodoloji görüyorsak cinsel yönelim, cinsel kimlik gibi konularda da bilgimiz olmalı. Çünkü sosyologların görevi toplumda farkındalık yaratmaktır ve bunu bir şeylerden kaçarak başaramayız.

  Psikologların tutumundan sonra aslında bu rollerin bize daha küçükken aşılandığından bahsettik. Konuşmayı yeni öğrenmiş çocuklar bile kız-erkek, pembe-mavi gibi ayrımları fark ederek buna göre hareket etmeye başlıyorlar. Aslında bu toplumun bize daha anne karnından başlayarak biçtiği rollerin ve gözlemlerimizin bir yansıması. Kadın erkekten, erkek kadından hoşlanır diye korkuyoruz. Tam bu esnada Doç. Dr. Türkan ERDOĞAN karşılaştığı bir vakadan bahsetti;  45 yaşında 3 çocuklu bir kadın eşinden boşandıktan birkaç yıl sonra lezbiyen ilişki yaşamaya başlıyor ve aslında daha mutlu olduğunu, kendini bulduğunu ifade ediyor. Üstelik dosya geçmişinde psikolojik rahatsızlık, eşcinselliğe eğilim kesinlikle yok. Toplum yüzünden belki de yıllarca böyle bir şeyin varlığını bile düşünmemiş.

  Toplumsal cinsiyet rollerinden bir süre daha bahsettikten sonra sınıfta soru sormak isteyen arkadaşlar oldu ve onların sorularını dinledik. Dersin sonunda herkes memnundu. Dr. Nilgül YALÇINOĞLU buradaki kişiler arasında Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik alanına da yönelecek kişiler olacağını ve sınıflarında LGBT birey ile karşılaşınca onlara baskı yapmamaları gerektiği, hemen ailelerine şikâyet etmemelerini ve biraz olsun anlamaya çalışıp kendi hallerine bırakmalarının en doğrusu olacağını söyledi.  Bunlar sınıfta büyük etki yarattı ve en azından LGBTİ konularında biraz olsun farkındalığa varılmıştı. Herkesi toplantılara davet ettik ve dersi bitirdik.

Büşra AKSOY

PAÜ Sosyoloji 4.sınıf 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder