Heteroseksist bir dünyada nasıl bir LGBTİ hareketi olmalı, olaya hangi pencereden bakmalıyız, amacımız ne, kendimizi ne kadar tanıyoruz, konuya ne kadar evrensel bakabiliyoruz, kendimizi gerçekleştirme hedeflerimiz varoluş amaçlarımızla gerçekten örtüşüyor mu, içinde bulunulan düzeye ve düzene anlayışlı olmak nereye ve ne zamana kadar, LGBTİ hareketinin özgürlük hedefine ulaşmasına sosyolojik bir evrimselleşme gibi sabır mı etmeliyiz..? Sohbet konularımızdan biri buydu...
Aşkı konuştuk... İlişkileri konuştuk... Kadın eşcinselliğinin erkek eşcinselliğinden farkını konuştuk... Kadınlar erkeklere göre daha demiromantik mi oluyor? Kadınlarda aşkın cinsiyetsiz olabiliyor oluşu demiromantizmle ne kadara alakalı..? Erkekler veya erkek eşcinseller daha az mı demiromantik oluyorlar? Biseksüel kadınlarda demiromantiz ibreyi kendi cinslerine mi göstertiyor daha çok? Bütün bu saydıklarım cinsiyetle değil kişilikle mi alakalı? Aşktaki bencillik faktörünün nedenlerini konuştuk... İlişkilerin şeklini belirleyen sosyal etmenler mi, yapı ne kadar etkili..?
Demiromantik veya demiseksüel: Kendisini "gri romantik" veya "gri aseksüel" olarak tanımlayan kişi, çünkü bu kişiler yalnızca uygun istikrarlı veya büyük duygusal bağlantı oluştuğunda romantik veya cinsel çekim hissedebilirler. (http://blog.radikal.com.tr/lgbt/cinsel-kimlikler-sozlugu-90558)








Hiç yorum yok:
Yorum Gönder