15 Ekim 2017 Pazar
Gökkuşağı ivmesi!
Elif Şafak biseksüel açılımını yaptı; bu bir ivmedir eşcinsel haklarının kazanımı konusunda. Yani eşcinsel haklarına bir ivme kazandıracaktır Elif Şafak'ın açılımı. Aslında eşcinselliğe dair her bir hareket ivmedir eşcinsellerin yararına olan. Çünkü bu bir varoluştur, bir işarettir eşcinselliğe. Sürekli bu konuyu tekrar etmekteyim yazılarımda. Eşcinsel hakları mücadelesi yaşam içinde kendin olabilmekle daha inandırıcı olacağı için hedefine daha sağlam-kalıcı ve de hızlı ulaşacaktır sekteye uğramadan. Çünkü alıştıra alıştıra reddi imkansız hale getirecektir.
Mesela... Belli bir yaşa gelmene rağmen neden evlenmiyorsun diyene, eşcinsel olduğunuzu söyleyebilir, bu sayede eşcinselliğin ne olduğunu anlatma fırsatı da bulabilirsiniz. İnsanlara direkt ben eşcinselim dersen, sapık der. Ama eşcinsellerin karşı cinsi sevemeyeceğini, onlara bir şey veremeyeceğini anlatırsanız, zaten yok kalsın diyeceklerdir ve sizi zorlamayacaklardır heteroseksüel evliliğe. Verim alamayacakları bir işe niye girişsinler ayol! Ve heteroseksist bir dünyada heteroseksitçe tasvipler varoluş modumuzu düşürmemeli. Bunlar olağan şeyler bu dünuada ve dediğim gibi varoluş fırsatları olarak değerlendirmeliyiz bu tür söylemleri homofobikçe bulmak yerine.
Ne bileyim heteroseksist olmamaya çalışın giyim kuşamdan tutun, oturup kalkmaya, davranışlarınıza ve yaşam biçiminize kadar. İçinizden geldiği gibi olun. Hayatınızı doğanıza uygun bir şekilde renkli ve olağan yaşamaya çalışın. İçinizdeki çiçeklerin açmasına izin verin. Hafiften toplumda dikkat uyandırabilecek şekilde doğanıza uygun davranın. "Erkek bu rengi giymez"in aksine boyayın kendinizi o renge. Varsın marjinal desinler. Marjinallik doğasını yitirenlere sıradışı gelir ve ivme için bu gereklidir. Bulunduğunuz alanda, bulunduğunuz ortamda kendiniz olun, doğal olun ve doğal davranın çekinmeden. Eğer dürüstseniz, kimseye zararınız yoksa ve işinizi iyi yapıyorsanız, başkalarına farklı gelen doğallığınız sempati bile toplayacaktır.
Eşcinselliğimizi espiri yoluyla falan homofobiden kurtarmak elimizde aslında. Eğer donanımlı olursak eşcinsellik konusunda, bilinçli olursak; hazır cevap bir şekilde ortamı mülayim hale getirip, eşcinselliği eğlenceli bir noktaya taşıyabiliriz. Söylediklerim kendi üzerimden ve bunu "ben şöyle yapıyorum, ben böyle yapıyorum" diye de kişiselleştirmek isetemiyorum itici hale gelmemesi için. Ama ben gerçekten öyle yapıyorum. Çevremdekiler bana hep sevgili ayarlama derdindeler. Ayarladıkları kişiler de kendi ortamımızdan heteroseksüel kişiler. Aslında ne ben sevgili derdindeyim, ne de onlardan beklenti içersindeyim onların da bunun farkında olduğu şekilde.
Eşcinselliği hayatın içine sokmak gerekiyor ve hafiften hafiften bunu yapmalıyız. Homofobi var diye eşcinselliğimizi kısarsak hiçbir yere varamayız. Eşcinselliği hayata adapte etmeye çalışmazsak, hep sapıklık olarak kalacaktır eşcinselik. Çünkü hayatın dışında bir mücadele hep ötekidir ve ötekiler-öteki kesim varolan sistemin kalıcılığı için üzerine basıp ezerek varolacağı bir şeydir. Yanyana durmak için mücadele verirsek, üzerine basılacak şey olmaktan çıkarız.
Gene ben diyeceğim ama... Açık bir eşcinsel olarak varolmaya çalıştığım heteroseksüel ortamdaki arkdaşlaırımın beni sırf cinsel yönelimimden dolayı bir kaleme sileceğine inanmıyorum. Çünkü onlar benim sadece cisnellikten ibaret olmadığımı ve eşcinselliğimin kendilerine zararının olmadığını biliyorlar. Başka yönleriyle varolan bir kişiyi sırf cinsel yöneliminden dolayı hayatın içinden çıkarmak mümkün müdür sizce de? Hele bir de onların tamamlayıcısı haline geldiysen, senin eşcnselliğin umurlarında bile olmayacaktır.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder